|
‘Krizin Etkisi Uzun Sürecek'
08.12.2009 - Manisa Ticaret ve Sanayi Odası'nın davetlisi olarak Manisa'ya gelen Merkez Bankası Eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, Anemon Otel'de iş dünyasına ‘Küresel Kriz ve Türkiye' konferansı verdi. Konferansa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Semra Öncü, Belediye Başkan Yardımcısı Nursel Ustamehmetoğlu, 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'ndan Alb. Adnan Yurdakul, Çevre Eski Bakanı Rıza Akçalı, Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, Manisa TSO Meclis Başkanı Abdurrahim Arslan, Manisa Eski Milletvekilleri Faruk Saydam, Münir Yazıcı, Belediye eski başkanları Ersan Atılgan, Zafer Ünal, Ertuğrul Dayıoğlu, Daire müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, İlçe Oda ve Borsa Başkanları Manisa TSO Meclis Üyeleri ile iş dünyasının temsilcileri katıldı.
Konferans öncesi Tokat'ın Reşadiye ilçesinde teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit düşen 7 askerimiz için saygı duruşunda bulunuldu. Konferansın açılış konuşmasını yapan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, herkesin dilinde olan küresel ekonomik krizde hakim olan belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir konferans düzenlediklerini ifade etti.
Açılış konuşmasının ardından Merkez Bankası Eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, siyasilerin kriz için yeterli önlemi alamadığını eleştiren Serdengeçti, önlem alınmakta da geç kalındığını savundu. Sayısız göstergenin krizden çıkışın ön işaretlerini verdiğini belirten Serdengeçti "Ancak konut fiyatları düşüşü sona ermeden, finansal kesimin küçülmesi durmadan asıl çıkış başlamaz. Çok yavaş ilerleyen reform süreci de tehlike sinyallerinden bir tanesidir" dedi. Türkiye'de krizin doğru anlaşılmadığını da savunan Serdengeçti, "Açıkçası iktidarlar ve iş dünyası doğru anlayamadı bu krizi. Bizde yaşanan krizler ‘V Tipi' dediğimiz kısa süreli krizler. Ama bu yaşanan ‘V Tipi' bir kriz değil. Bu kriz, ‘U Tipi' dedikleri uzun süreli olan ve bizi de etkileyecek olan bir kriz çeşididir. Bizim krizden anladığımız; kur ve faizler yükseliyorsa kriz var. Ama bu kriz değil, çalkantıdır" dedi.
Yaşanan mali krizin uzun, yaygın ve derin bir kriz olduğunu vurgulayan Serdengeçti, Merkez Bankası'nın krizin vahametini çok iyi anladığını ve 2008 yılında Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerini revize ettiğini dile getirdi. Bu sayede Merkez Bankası'nın 2008 yılında 2009 yılının enflasyon hedeflerini görebildiğini belirten Serdengeçti, "Bunun size ne faydası oldu sorusuna gelince, kusura bakmayın ama bir faydası olmadı. Kredi faizleri düşmedi. Bankalar kredi vermeye yanaşmadığından değil, sizin de kredi talep etmemenizden dolayı kaynaklandı. Merkez Bankası'nın faizleri düşürmesine rağmen, Hazine faizlerinin yukarı doğru seyretmesi faiz indirimini boşa kıldı" diye konuştu.
Kamu maliyesi ile ilgili bölümde konuşan Serdengeçti, kamu maliyesinin 2007 yılında bozulduğunu savunarak, 2008 yılından sonra daha da kötü duruma geldiğine işaret etti. Siyasilerin bu konuda sorumluluğunun bulunduğunu belirten Serdengeçti, "Darılmasınlar ama bu, siyasilerin genlerinde var. 2007 yılını seçim ekonomisi olarak belirlediler. 2008 yılında ise, yerel seçimler nedeniyle paraların belediyelere aktarılması sonucu kamu bütçesi 10 milyar açık verdi. Gelinen noktada Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan, durumun vahim olduğunu dile getirdi. Bunun yanında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘malı', ‘meli' şeklinde söylemlerde bulundu. Yaptırım bölümündeki kişilerin böyle konuşması, durumu çıkmaza sokar" dedi.
Kriz sürecinden bugüne kadar gelinen noktada yapılanları da sıralayan Serdengeçti, hükümetin 2007, 2008 eylem planlarının ve 2008, 2009 orta vadeli programlarının inandırıcı olmadığını savundu. Eylem planlarının gündemde tutulması gerektiğini belirten Serdengeçti, "Eylem planlarında temenniler olmaz. Bunun yerine takvim olması lazım. Bir de hükümet, toplumun önüne bir niyet mektubu koysun. Niyet mektubu ille de IMF'ye verilecek diye bir kural yok. Koyun halkın önüne niyet mektubunu. O mektupta ‘ben şunu yapacağım, yapmazsam yaptırım bu olacak' denilsin. Otoriteler tarafından yürütülecek olan etkin bir iletişim programı da hükümetlerin ekonomi paketlerini başarılı kılar. Ama daha çok tehditkar ve gerçekçi olmayan söylemlerde bulunuyorlar" diye konuştu.
IMF ile anlaşma konusuna da değinen Serdengeçti, hükümetlerin etkin iletişim programının olması, kendi ekonomi politikalarını oluşturması durumunda IMF'ye ihtiyaç olmayacağını vurguladı. Bunların yapılmaması nedeniyle IMF'nin gündeme geldiğini belirten Serdengeçti, "Kısa vadede IMF Türkiye'den hiçbir şey istemiyor. Orta vadede kamu maliyesi disiplini ve mali kurallar istiyor. Örneğin IMF, Türkiye'den bir ‘Nereden buldun yasası' çıkarmasını istiyor. Sayın Başbakan da buna yanaşmıyor. Belediyelerin borçları ödenmediğinde hazine borçlarına girdiği için ekonomiyi oldukça zorluyor" dedi.
Konferansın ardından soru-cevap kısmına geçildi. Daha sonra konferansa katılan misafirler için düzenlenen kokteylde bir araya gelinildi.
|